Politika

Türkiye’de aşı karşıtları parti kuruyor: Aşı karşıtlarının gerekçesi ne?

Ülkemiz her yeni gün yeni bir olayla çalkalanabiliyor. Son olarak Türkiye’de koronavirüs aşısı olmak istemeyenlerin parti kurma adımı gündeme bomba gibi düştü. Dayatmasız Yaşam Partisi (DYP) adı altında kurulacak olan siyasi partiyle ilgili bilgileri Kırıkkale’de noter olarak çalışan Avukat Hacı Ali Özhan açıkladı. İşte DYP ve DYP’nin kuruluş gerekçesi…

Aşı, maske ve zorunlu PCR testi karşıtı mücadelelerine devam edeceklerini belirten Avukat Hacı Ali Özhan, Dayatmasız Yaşam Partisi’nin (DYP) kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na vereceğini açıkladı. Hiçbir siyasi hesapla çalışma yapılmayacağını, partinin pandemi mücadelesiyle  sınırlı tek bir amaç için çalışacağını, görev tamamlanınca kendini feshedeceğini de sözlerine ekledi.

Partinin kurulma amacını ise Özhan şu şekilde açıkladı:

“İnsanların vücut bütünlüğüne yapılan zorlayıcı müdahale ve dayatmalara karşıyız. Aşı adı verilen kimyasal sıvılar ile çipli takip sistemi kurularak robotlaştırılmış köle insanlar oluşturmayı amaçlayan planlara karşıyız. Yurtdışına çıkışta ve girişte getirilen aşı veya PCR test zorunluluğuna karşıyız. Maske dayatılmasına itiraz ediyoruz. Vücut benim, kararıma saygı duy, vücut bütünlüğüne dokunma diyor, yaşam hakkımıza müdahale edilmesini kabul etmiyor ve dayatmasız yaşam istiyoruz.”

Yani aşı karşıtları, aslında aşının bireye enjekte edilerek onu istenilen düzenin kölesi haline getiren kimyasal bir sıvı olduğu kanısındalar. Diğer bir ifadeyle, aşı sayesinde vücutlara çip yerleştirildiğini düşünüyorlar. Halbuki bilim dünyasında bunun aksini kanıtlayacak birçok çalışma bulunuyor.

Ülkemizde mRNA teknolojisiyle üretilen BioNTech ile inaktif Sinovac aşısı kullanılıyor. mRNA aşıları, hedeflenen mikroorganizmanın antikor oluşturan antijenik yapısının mRNA’sını içeren aşılar olarak biliniyor.  Yani genetik malzemenin nakli yapılır. İnaktif aşılarda ise kovid-19’a neden olan yeni koronavirüs, kimyasal ve fiziksel uygulamalardan geçirilerek hastalık yapıcı özelliği ortadan kaldırılır. Diğer bir deyişle inaktif aşılar vücutta bağışıklık yanıtı oluşturabilen cansız virüs aşılarıdır.

Doğrular ve Mitler

Aşıların insan DNA’sını değiştireceğine yönelik iddialar, koronavirüs aşılamasının başladığı ilk günden itibaren dünyanın gündeminde. Ancak özellikle mRNA aşıları için geçerli olan korkulara karşın, RNA’nın insan vücuduna enjekte edilmesi insan vücudunda DNA dizisini hiçbir şekilde değiştirmiyor. Bilimsel olarak da kanıtlanan bu gerçek, aşıyla ilgili mitleri de çürütecek nitelikte.

Ayrıca DW’nin de açıklamalarına göre uzmanlar genel anlamda hiçbir aşının, insan DNA’sını genetik olarak değiştiremeyeceği görüşünde. ABD’deki Cornell Üniversitesi’nin Bilim Kurulu grubundan misafir araştırmacı Mark Lynas, Reuters’e daha önce yaptığı bir konuşmada, “Genetik modifikasyon, yabancı DNA’nın bir insan hücresinin çekirdeğine kasıtlı olarak eklenmesini içerir ve aşılar bunu yapmaz” açıklamasında bulunmuştu.

Ancak tüm bu karşıt görüşler ülkemizde halihazırda devam eden aşılama çalışmalarına önemli ölçüde zarar veriyor. Aşılama oranı yeterli düzeyde olmadığı için toplumsal bağışıklık sağlanamıyor ve pandemiden tam anlamıyla kurtulmak mümkün olmuyor. Bu nedenle aşı karşıtı bireylerin bilimsel olarak kanıtlanmış görüşleri dayanak olarak almaları ve çip, kimyasal sıvı, DNA değiştirme gibi batıl düşüncelere kapılmamaları gerekiyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir