DünyaEkonomiPolitika

Türk Lirası’nın döviz karşısındaki değer kaybı dış basının da gündeminde

Türk Lirası son günlerde Dolar ve Euro karşısında inanılmaz bir değer kaybı sürecine girdi. Bugün rekor seviyede yükselerek 13.44 olan Dolar’ın karşısında Türk Lirası’nın düşüşü dış basına da taşındı. CNBC, “Cumhurbaşkanı Erdoğan indirimleri savunduktan sonra ‘inanılmaz’ tarihi düşük seviyeye indi” manşetiyle TL’nin değer kaybını haber yaptı.

Bluebay Asset Management’tan Tim Ash, dış basında yer alan haberlere ithafen “Liranın geldiği durum inanılmaz, ancak bu Türkiye’nin şu anda faaliyet gösterdiği çılgın para politikası ayarlarının bir yansıması” açıklamasını yaptı. Dış basından gelen bu yönde açıklamalarla birlikte saat 16.00 sularında dolar karşısında 12.7272’den işlem gören TL, Reuters’e göre bugün gün içinde yaklaşık yüzde 15 oranında değer kaybına uğradı.

CNBC’nin haberine göre Türk Lirası’nın değer kaybı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın artan çift haneli enflasyon ortamında Merkez Bankası’nın tartışmalı faiz indirimlerini sürdürmesini savunmasının ardından tetiklendi. Yine aynı haber içeriğine göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, faiz indirimini savunmasını yatırımcıların ve analistlerin rotayı değiştirme çağrılarını reddederek, “ekonomik bağımsızlık savaşının” bir parçası olarak nitelendirdi.

Türkiye’de enflasyonun yüzde 20’ye yaklaştığı ifade edilirken, 85 milyonluk nüfusa sahip ülkemizde temel ürünlerin fiyatlarının arttığına ve yerel para biriminden alınan maaşların ciddi şekilde devalüasyona uğradığı ifade edildi.

CNBC, Türk Lirası’nın değer kaybının nedenlerine ilişkin analizleri de gündemine aldı. Buna göre TL, Batı ile jeopolitik gerilimler, cari hesap açıkları, azalan döviz rezervleri ve artan borç, ama en önemlisi enflasyonu soğutmak için faiz oranlarını yükseltmeyi reddetmesi nedeniyle 2018’in başından beri düşüşte. Üstelik dış basına göre yatırımcılar, para politikalarının büyük ölçüde Erdoğan tarafından kontrol edildiği görülen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bağımsız olmamasından korkuyor. Bunun sebebi olarak da iki yıl içinde üç Merkez Bankası başkanının görevden alınmasını öne sürüyorlar.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir