GüncelSağlık

Koronavirüsün yeni varyantlarına karşı ne kadar endişe etmeliyiz?

Yaklaşık 2 yıldır dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs mutasyon geçirerek yayılmaya devam ediyor. Alfa, Beta, Gamma, Delta gibi koronavirüs varyantlarına ek olarak son zamanlarda çıkan Mu varyantı da dünya çapında endişe yaratıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de kovid-19’un bugüne dek ortaya çıkan mutasyonları içinde 4’ünü “endişe verici”, 8’ini “izlenmesi gereken” varyant olarak belirledi. Peki bu varyantlar bizim için nasıl bir tehlike oluşturuyor? Yeni varyantlar ne kadar endişe verici?

Ülkemize koronavirüsün özellikle Delta varyantı hakim. Ağustos ayında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da Delta varyantı oranının Türkiye’de yüzde 90’ı geçtiğini açıklamıştı. Ağustos’tan bu yana giderek zirveye tırmanan vaka sayıları da Delta’nın giderek yayıldığını kanıtlar nitelikle.

Tam doz aşılarını yaptıran kişilerin virüse yakalanma olasılığı oldukça düşük olsa da enfeksiyonu taşıdıklarında aşısız kişilere bulaştırma ihtimali bulunuyor. Ancak uzmanlara göre pandemi artık aşısızların pandemisine döndü. Son olarak Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Nurettin Yiyit de yeni bir varyanta karşı endişe duyulmaması gerektiğini belirterek şu açıklamalarda bulundu:

“Yeni her bir varyant için endişe etmeye gerek yok, şunu görmek lazım; virüsler devamlı yeni mutasyonlarla varyantlar ortaya çıkarabilir ama bunların hakim varyant olacağının garantisi yok. Çok sayıda adı bile konulmamış varyantlar söz konusu oldu. Alfa ve delta varyantı bütün dünyada hakim varyant haline gelebildi. Yeni bir varyantla virüs kendi kendini sonlandırabilir. Bu bir ihtimal de var, ümit ediyoruz böyle bir şey olur. Çıkacak olan ilaçların fiyatlarının çok yüksek olma ihtimali var, ne kadar sürede bütün dünyanın kullanımına geçecek, alt yapı, seri üretim bunları zaman gösterecek ama elimizdeki aşı, şu an en etkili yöntem ve maliyet olarak da en kabul edilebilir yöntem. Aslında aşıya karşıt bir ülke değiliz, çocukluk aşılarından biliyoruz. Halkımız bu konuda çok iyi uyum gösteriyor. Çocuk nüfusumuz çok büyük, çocuk nüfus da işin içine girdiği zaman ülkenin total bağışıklık oranı biraz düşük bir rakama iniyor.”

Yani aşılama, yeni varyantların tehdit oluşturmasının önüne geçiyor. Ülkemizde son 24 saatin verileriyle toplam yapılan ikinci doz aşı oranı yüzde 80’e ulaştı. Toplam üçüncü doz sayısı ise 11 milyon 685 bin 335 oldu. Bu sayıların artması hem ölümcül varyantların bulaş ihtimalini düşürmeyi hem de pandemiyi tamamen kontrol altına almayı sağlayacak. Bu nedenle yetkililer aşı sırası gelenlerin aksatmadan aşılarını olmaları gerektiğinin altını çiziyorlar.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.